"aslında kendine hakim olmaya çalışıyordu. birkaç metre ötede kahkaha atan insanların kendisi hakkında konuştuklarını ve bu yüzden kafalarını patlattığını hayal ediyor ama yapmıyordu. onun sorunu kulaklarıylaydı. çok fazla duyuyordu. söylenmeyenler dahil herşeyi! uykusuzluktu kulaklarının hassaslığının nedeni. halbuki çevresindekiler o güzel yüzünü beğeniyle seyrediyor ve ilginç tavırlarını bir çeşit seksüel hayranlıkla izliyorlardı. kimsenin bir alıp veremediği yoktu kinyas'la. ama telaffuz edilmeyen her sözü duyduğu çin sinirleniyordu. en büyük ve tek düşmanıydı kendisinin. kendisinin arkasından konuşacak tek insandı yeryüzündeki.
....kimsenin bilmediği kuralların işlediği uykusuzluk felsefesi. her uykusuzun kendine ait teorilerle dolu bir evreni vardır. içine hiç bir misafir bulundurmayan bir evren! yaşarken ölmeyi,ölerek yaşamayı sadece uykusuzlar bilir. gözlerinin altında biriken her küçük torba gördükleri hayallerle doludur. o her torbada ayrı bir hayal saklıdır uyanıkken görülen. gerçek dünyayı küçümsemek hatta reddetmekse kendiliğinden gelir. yatağı olmayan insanların birilerini dinleyecek kadar sabrı yoktur çünkü. insanın kendine verebileceği en acılı cezadır uykusuzluk. dayanılması en zor olandır.